TBMM Başkanı Kurtulmuş: Anayasa en önemli adımların başında gelmektedir
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur" dedi.
Kaynak
TRT Haber

TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın başlaması dolayısıyla TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında toplandı.
Kurtulmuş, açılışta yaptığı konuşmada, TBMM'nin 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın Türkiye ve insanlık için hayırlı olması temennisinde bulunarak, "Üstlendiğimiz vazifeleri hakkıyla yerine getirmemizi ve emeklerimizin ülkemizin gelişmesine vesile olmasını Cenabıhak'tan niyaz ediyorum. Sözlerimin başında Cumhuriyetimizin banisi, Meclisimizin ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, İstiklal Harbi'mizin kahramanlarını ve kuruluşundan bugüne parlamentomuzda görev yapmış olan tüm milletvekillerini saygıyla yad ediyorum. Tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi şükranla anıyorum." ifadelerini kullandı.
Devletin kuruluşunu gerçekleştiren Birinci Meclis'in, farklı kanaatleri bağımsızlık ve istiklal mücadelesinde birleştiren ve bütünleştiren unutulmaz tecrübesinin yol göstermeye devam edeceğini dile getiren Kurtulmuş, "Milletin mukadderatına dair kararları birlikte alabilmek, siyasi olgunluk ister. Fikirlerimizi açıkça savunurken ortak geleceğimizin mesuliyetini de hep birlikte taşıyacağız. Ülkemizin hayrına geliştireceğimiz uzlaşmalar, hiç şüphesiz aramızdaki farklılıklardan çok daha uzun ömürlü, çok daha kalıcıdır." şeklinde konuştu.
Geçen çalışma döneminde milletin geleceği adına mühim bir eşiği hep birlikte aştıklarını dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmaları sırasında her görüşten farklı kanaati fevkalade demokratik bir olgunluk içinde bir araya getirdik. Komisyon raporunun ittifaka yakın bir mutabakatla kabulü, önümüzde tarihi bir kapıyı araladı. Ardından 10 Ağustos tarihinde Meclis'te Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesiyle de o kapı sonuna kadar açıldı, hayırlı uğurlu olsun. Bu kapı hiç şüphesiz birliğin, beraberliğin, kardeşliğin, esenliğin ve barışın kapısıdır. Bu yoldaki engelleri tek tek aşarak yolumuza devam edeceğiz.
Parlamento tarihimizde ender görülen büyük bir mutabakatı sağlayan siyasi partilere ve milletvekillerimize bir kez daha teşekkürü bir borç biliyorum. Kendi seçmenlerine bu yasayı anlatmak için çaba gösterdiler ve siyasi sorumluluk üstlendiler. Yasama organının önemini küçümseyen kanaatlere, çıkardığımız kanunla cevap verdiler."
Numan Kurtulmuş, kabul edilen düzenlemenin dikkatle uygulanması aşamasına geçildiğini belirterek, silahlı örgütün feshinin ve silahların bırakılmasının yetkili kurumların teyidine tabi olduğunu ifade etti.
Kanunda öngörülen şartların tamamlanmasının, izlenecek yolun hukuki sigortası olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, devletin ilgili birimlerinin kendi görevlerini yerine getirirken TBMM'nin de millet adına sürecin takibini devam ettireceğini bildirdi.
TBMM'de kurulacak izleme komisyonunda siyasi partilerin temsiliyle müşterek sorumluluğu hep beraber devam ettireceklerini söyleyen Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
"Geldiğimiz safhada Meclis'imize üç sorumluluk düşmektedir. İlki, kanunun tatbikini kuracağımız izleme komisyonu marifetiyle takip etmektir. İkincisi, terör örgütünün feshi ve silahsızlanmasına ilişkin güvenlik kurumlarının yapacağı tespitlerini, yürütmenin dosya bazındaki kararlarını hukuk ölçüsü içerisinde izlemektir. Üçüncüsü ise ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemeler olduğu takdirde bu konuları mutabakatla ele almak için gayret etmektir. Terörsüz Türkiye'ye ulaşmak için atılan bu kanuni adımlar, hiç şüphesiz ki terörsüz bölge hedefinin de ana taşlarını oluşturacaktır.
Bir asır evvel dağıtılan coğrafyamızın halkları arasında yeniden güven kurulmasına öncülük edeceğimiz bir dönemin başındayız. Komşularımızın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı içinde, bölgesel güvenliği ve huzuru artıracak ilişkileri geliştireceğiz. Bu süreci, coğrafyamızın sulh içinde toparlanmasının başlıca adımlarından birisi olarak görüyorum. Aynı vatanın, aynı medeniyetin ve aynı değerlerin evlatları arasındaki bağı kuvvetlendireceğiz. Bölgemizdeki her insanın kültürünü ve inancını yaşaması, müşterek aidiyetimizi zenginleştirecektir. Eşit muamele gören, hakkından emin olan herkesin ülkesine olan güveni ve bağlılığı da artacaktır. Biz de devletimizin temel niteliklerini koruyarak toplumsal bütünleşmeyi güçlendirecek imkanları artıracağız."
Kurtulmuş, "Önümüzdeki merhale, sözümüzle davranışlarımızın birbirini tamamlaması gereken bir süreçtir." ifadesini kullanarak, bundan sonra herkesin ayrılıkçı söylemlerden, ayrımcı üsluplardan titizlikle uzak durması gerektiğini vurguladı.
Geçmişin acılarını yeni husumetlere taşıyan bir dil yerine evlatların birlikte yaşayacağı yarınları düşünerek konuşmanın ve hareket etmenin önemine işaret eden Kurtulmuş, "Süreci akamete uğratmak isteyenlerin tahriklerine karşı sağduyumuzu koruyacağız. Milletimizin ümidini hedef alan aceleci hükümlerden ısrarla ve dikkatle kaçınacağız. Silahın bütünüyle devreden çıktığı ve siyasetin meseleleri serbestçe konuşabildiği zemine emin adımlarla ilerleyeceğiz." dedi.
Cumhuriyet'in ikinci asrında milletin önünü açacak reform iradesini de canlı tutmak gerektiğinin altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Milletin emeğini ve geleceğe ait ümidini boşa çıkaran engelleri kaldırmak vazifemizdir. Değişen ihtiyaçlara cevap veremeyen hükümleri alışkanlık uğruna korumayı sürdüremeyiz. Yasama organı olarak vazifemiz vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerini genişletmek, toplumsal yapımızı güçlendirmek ve sosyal refahı yaygınlaştırmaktır.
Bu çerçevede hiç şüphesiz yeni anayasa en önemli adımların başında gelmektedir. Yeni anayasa çağrımızı bir kere daha toplumu güçlendirme perspektifiyle ve öncelikle tekrarlıyorum. Darbe döneminin izleri artık tamamen geride kalmalıdır. Darbe döneminin izlerini taşıyan anayasal çerçeveyi, milletin katılımıyla yenilemek mecburiyetindeyiz. Türkiye'nin 150 yıllık anayasacılık birikimini, özgürlükçü bir metin üzerinde uzlaşarak taçlandırabiliriz. Yeni, çağdaş, demokratik, sivil ve katılımcı bir anayasa ihtiyacı hepimiz için milletimiz için ertelenemez bir sorumluluktur. Cumhuriyetimizin temel nitelikleri ve Anayasa'nın ilk dört maddesi etrafında gereksiz tartışmalar üretmeden, ortaklaşabileceğimiz alanlarda çalışmalarımızı yoğunlaştırmalıyız."
Meclis iç tüzük çalışmalarının TBMM'nin etkinliğini artıracak bir anlayışla tamamlanması çağrısında bulunan Kurtulmuş, "Milletvekillerimizin bilgi ve tecrübesi mutlaka kanun yapımına daha fazla yansıtılmalıdır. Parlamenterlerin söz hakkını koruyan, tekliflerini yeterince tartışmaya açan bir içtüzük yapılmalıdır. Yoğun mesaiyi nitelikli bir neticeye dönüştürecek usuller üzerinde şüphesiz sorumluluğumuzdur." diye konuştu.
Siyasi Partiler Kanunu ile seçim mevzuatının yenilenmesinin de aynı anlayışla ele alınması gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, "Parti içi katılımı artıracak ve seçmenle temsilci arasındaki bağı kuvvetlendirecek daha demokratik teklifler müzakere edilmelidir. Çoğulculuğu geliştirecek düzenlemelerde geniş bir konsensüsün sağlanabileceğine inanıyorum." dedi.
"Siyasete duyulan güveni artırmanın, siyasetçinin hesap verme sorumluluğunu kuvvetlendirmeyi gerektirir." diyen Kurtulmuş, milletin emanetine riayet konusunda gösterilecek açıklığın, demokratik sistemin itibarını yükselteceğini vurguladı.
Demokrasinin derinleşmesiyle aş ve ekmek arasındaki bağı daha açık konuşmak gerektiğini söyleyen Kurtulmuş, şeffaflığın arttığı ve kuralların eşit uygulandığı yerde dürüst çalışanların değer kazanacağını, çetelere, kamu kaynaklarına el uzatan yapılara ve haksız kazanç düzeneklerine karşı mücadelenin kuvvetleneceğini kaydetti. Kurtulmuş, bu sayede kurumların hesap verebilirliğinin ekonomide güveni de artıracağını belirtti.
Piyasanın demokratikleşmesinin ise adil bölüşüm ve fırsatlara eşit erişim üzerinden ele alınması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, şunları dile getirdi:
"Tasarruflarını değerlendirmek isteyen vatandaşların yaşadığı kaygıları son günlerde dikkatle takip ediyoruz. Usulsüzlük ve haksız kazanç iddiaları tüm yönleriyle sonuna kadar araştırılmalı, kime kadar gidiyorsa mutlaka hesap sorulmalıdır. Yargının bağımsız incelemesi sürerken ilgili kurumlar ekonomik güveni koruyacak tedbirleri titizlikle uygulamalıdır. Sorumluluğu belirlenenlerin hukuk önünde hesap vermesi, yatırımcının korunması ve yatırımların sürmesi açısından gereklidir. Parlamento olarak denetim kudretimiz, yasa dışı işlemlerin üzerine gidilmesine hizmet edecektir. Milletin malına, emeğine ve geleceğine sahip çıkmak, denetim vazifesinin bir gereğidir."
Dünya üzerinde gerilimlerin, çatışmaların ve savaşların arttığı çok zor bir dönemden geçildiğini belirten Kurtulmuş, gelecek dönemde bölgesel ve küresel sınamaların ağırlaşacağını, çok çeşitli bölgelerde çatışmaların süreceğini söyledi.
Türkiye'nin artan imkanlarını ve diplomatik tecrübesini çatışmaların önlenmesi yönünde kullanmaya devam edeceğini bildiren Kurtulmuş, "Ülkemizin gücü arttıkça sözümüzün de tesirinin artacağı muhakkaktır. Farklı taraflarla konuşabilmemiz ve iletişim kanallarını açık tutabilmemiz, gerilimi azaltacak girişimlere öncülük etmemizi sağlamaktadır." ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin büyümesini ve gelişmesini engellemek isteyenlerin müdahale alanını daraltacak kudrete sahip olduklarını dile getiren Kurtulmuş, iç kalenin tahkiminin, vatandaşların birbirine ve kurumlara güvenini artıracağını, halkın katılımına açık yasama faaliyetlerinin toplumsal dayanışmayı güçlendireceğini kaydetti.
"Terörsüz Türkiye" yolunda atılan adımların dışarıdan beslenen ayrışma hesaplarını ortadan kaldıracağını aktaran Kurtulmuş, bölgesel ve küresel barışı ararken milli savunmayı da ihmal etmeyeceklerini vurguladı.
Kurtulmuş, caydırıcı gücü geliştirirken parlamenter diplomasi imkanlarını da kullanmaya sonuna kadar devam edeceklerini belirterek, Gazze'de başlayarak çevre ülkelere yayılan İsrail saldırganlığının ve yayılmacılığının, bölge halklarının geleceğini tehlikeye attığını anlattı.
Filistinlilerin topraklarından koparılmasına ve açlığa mahkum edilmesine karşı sözlerini yükseltmeye devam edeceklerini bildiren Kurtulmuş, "Uluslararası hukukun ayrımcı politikasına itirazımızı sürdüreceğiz. İnsanlığa karşı işlenen suçların sorumlularından uluslararası yargı mercilerinde hesap sorulması yönündeki çabaları sürdüreceğiz. 1967 sınırları temelinde başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulmasını sağlayacak, iki devletli çözümü sonuna kadar ne pahasına olursa olsun destekleyeceğiz." diye konuştu.
Dünya parlamentoları arasında Filistin davasına en güçlü desteği veren bir parlamentonun üyesi olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kurtulmuş, tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine Filistin davasına verdikleri büyük destek ve Filistin halkıyla sergiledikleri açık dayanışma dolayısıyla şükranlarını ifade etti.
Halkın Filistin davasını nasıl benimsediğini dün akşam Filistin Milli Takımı ile Konyaspor arasındaki maç sırasında gördüklerini aktaran Kurtulmuş, "Konya, Kudüs'ün kardeşidir. Konya'daki bu maçın sadece bir futbol şöleni olmanın ötesinde Türk halkının Filistin davasına verdiği sınırsız desteğin de açık bir meşalesi olması anlamlıydı. Hele hele maçın 89'uncu dakikasının 59'uncu saniyesinde skorborda yazılan 'Filistin özgür olana kadar maçı tehir ediyoruz' sözü insanların belleğine kazınmış unutulmayacak bir hatıradır. Biz de buradan diyoruz ki, Filistin özgür olana kadar Filistin davasını takip etmeye Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak asla vazgeçmeyeceğiz, asla bırakmayacağız." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın neredeyse bütün uluslararası platformlarda dile getirdiği küresel adalet çağrısına parlamenter diplomasi kanalıyla katkı vermeye devam edeceklerini söyleyen Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve uluslararası statüsünü savunmayı sürdüreceğiz. Haksız tecridin sona ermesi için bütün parlamentolar nezdinde sürdürdüğümüz çalışmaları yoğunlaştırarak devam ettireceğiz. Türk dünyasıyla ilişkileri, ortak çalışma imkanlarıyla ilerleteceğiz. Komşularımızın istikrarını destekleyen tutumumuz, bölgesel barışa yönelik irademizin bir yansıması olarak devam edecektir."
TBMM'nin dünyanın en yoğun çalışan parlamentoları arasında yer aldığını hatırlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Emeğinizin hakkını vermek, çalışma düzenimizin verimliliğini artıracak adımları hep birlikte atmayı gerektiriyor. Fedakarca yürütülen faaliyetlerin birkaç tartışmanın gölgesinde kalmasına asla müsaade etmemeliyiz. Fikirlerimizi kararlılıkla savunalım fakat karşı görüşü de dikkatle dinlemeyi başarabilelim. Nezaketi korumak siyasi iddialarımızın da itibarını yükseltir. Söz hakkına riayet ederken incitici ifadelerin ve kavga görüntülerinin sözümüzün ağırlığını zedelemesine lütfen fırsat vermeyin. Milletin oylarının yüzde 95'inin temsil edildiği bu parlamento böylesine büyük bir temsil gücüne sahipken geniş bir toplumsal dayanak ve tüm meseleleri konuşmak imkanına da sahip olduğunu unutmayalım."
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un 467 gibi "görülmemiş bir mutabakatla" kabul edilmesinin bundan sonraki ortak meselelerde ortak fikirlerin geliştirilebileceğinin en somut ispatı olduğunu söyledi.
Terörün sonlandırılması gibi Cumhuriyet tarihinin en zorlu konusunu, siyasi liderlerin desteği ve büyük bir kararlılıkla Meclis'in çözüme kavuşturduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Şimdi yeni anayasa, Meclis iç tüzüğü, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Yasası çalışmalarında benzer bir mutabakatla netice alınabileceğine yürekten inanıyorum. Bu çalışmaların gerçekleştirilmesi için önümüzde yeterli bir süre vardır. Yeter ki aynı iradeyi, kararlılığı ve iyi niyeti gösterelim. Bu yasama yılında yapacağımız çalışmalarla ülkemizin önünü açmayı devam ettirelim. Başta Terörsüz Türkiye olmak üzere tüm alanlarda Rabb'im bize başarıyla sonuç almayı nasip etsin. Böylece Meclisimizin sadece güncel siyasi gündemi takip etmenin ötesinde gelecek nesillere tüm bu demokratik gelişmelerin huzuru ve refahı miras bırakmasına şahit olalım."
Sözlerinin sonunda yeni yasama yılının huzurlu ve bereketli geçmesini dileyen Kurtulmuş, daha sonra konuşmasını gerçekleştirmek üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı kürsüye davet etti.
