Şile Belediyesi ‘yolsuzluk’ davası 2 Kasım’a ertelendi
Şile Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis istemiyle açılan davada 5.
Kaynak
İHA
Şile Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı hakkında 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis istemiyle açılan davada 5. duruşma görüldü. Şu ana kadar 46 sanık dinlenen duruşma 2 Kasım Pazartesi günü görülmeye devam edecek.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca, Şile Belediyesine yönelik "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "irtikap", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından yürütülen soruşturma tamamlandı. Soruşturma kapsamında 10 Temmuz 2025’te gözaltına alınan ve tutuklanan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı ile bazı şüpheliler hakkında işlem yapılırken, suç örgütünün deşifre edilmesine yönelik çalışmalarda HTS kayıtları ve MASAK raporlarındaki hesap hareketleri incelendi. Bu kapsamda 23 Aralık’ta düzenlenen eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan 22 şüpheliden 15’i tutuklandı. Soruşturmanın üçüncü dalga operasyonu ise 26 Haziran 2026’da gerçekleştirildi. Hazırlanan iddianamede, Kabadayı hakkında "icbar suretiyle irtikap", "resmi belgede sahtecilik", "dolandırıcılık", "rüşvet almak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçları başta olmak üzere çeşitli suçlardan 33 yıl 3 aydan 92 yıla kadar hapis cezası talep edildi. İddianamede ayrıca, örgüt elebaşısı olduğu belirtilen Kabadayı’nın gerçekleştirilen eylemler nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması istendi.
Anadolu 27. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 5. gününde devam eden duruşma yoğunluk sebebiyle konferans salonunda gerçekleşti. Duruşmaya, tutuklu sanık eski belediye başkanı Özgür Kabadayı ile Berkant Acil’in de aralarında bulunduğu 11 sanık ile bazı tutuksuz sanıklar hazır bulundu. Salonda taraf avukatları ile sanık yakınları da katıldı.
"Tek cümlelik bir itirafçı beyanı ile karşınızdayım"
Tutuklu sanık Tonguç Çoban, "Ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkan danışmanıydım tutuklanana kadar. Daha önce 2014-2019 yıllarında Büyükşehir meclis üyeliği yaptım. Grup sözcülüğü yaptım Cumhuriyet Halk Partisi’nde. Son seçimde Kağıthane Belediye Başkan adayı oldum Cumhuriyet Halk Partisi’nden. Şile operasyonu Temmuz 2025’te başladı. 5 ay sonra Aralık 2025’te örgüt kurma, yönetme, ihaleye fesat, rüşvet almak, irtikap suçlamalarıyla gözaltına alındım. Hatta kapı açıldığı zaman dedim ki: ’9 aydır sizi bekliyorum, neredeydiniz?’ dedim. Yani o kadar operasyon oluyor ki, İBB’de çalışan birisi olarak bize de bir yerden vuracağını tahmin ettim. Sadece rüşvet almak suçlamasıyla tutuklandım, burası önemli. Yani ben 5 suçlamayla gözaltına alındım, sadece rüşvet almak suçlamasıyla tutuklandım, başka bir tutuklanma gerekçem yok. Ben Şile Belediyesi’nde çalışmadım, Şile’de oturmadım, Şile’de ticaret yapmadım, Şile Belediyesi ile ticari, hukuki, idari hiçbir bağım yok. Sadece tek cümlelik bir itirafçı beyanı ile karşınızdayım. Soracaktım kendisine ama herhalde mazeret bildirdi. ’Ne oldu? Bir anda karnı mı tuttu, ishal mi oldu, ne oldu?’ gitmiş arkadaş."
şeklinde konuştu.
"Rüşvet alabilecek bir pozisyonum yok"
Çoban, "Ben bu dosyanın organik bir parçası değilim. Ben bu dosyaya iliştirilmiş bir sanığım. Oğuz Kaçmaz’ın ifadesinde adı geçen Tuncay Tolga Özçakmak ve Evren Buçan ile Sayın Savcının hukuki değerlendirme kısmında belirttiği Ali Şafak’tan kesinlikle market kartı almadım. Rüşvet almak suçlamasıyla tutukluyum ama benim Şile Belediyesi’nden doğrudan rüşvet alabilecek bir pozisyonum yok. Orada bir kamu görevim yok. Böyle bir suçu işleyecek durumda değilim. Hiçbir ilişkim yok, gitmemişim, gelmemişim. Burada hiyerarşik bir yapıyı yukarıdan aşağı bir silsile, emir talimat silsilesi var mı diye sorarsanız var, belediye burası. Buranın organizasyon yapısı zaten yukarıdan aşağı hiyerarşik. Belediye başkanı var, başkan yardımcıları var, müdürler var. Normal bu kanundan gelen hiyerarşi. Ama bu hiyerarşi kullanılarak bir menfaat temini, haksız, yasa dışı, illegal, gayrimeşru diye vurguladığınız şey yok" dedi.
"Kabadayı’nın 12 milyon değerinde kreş yapılması için talebi olduğunu söylediler"
Tutuklu sanık Murat Özdemir, "Şile’de yapılacak olan bir projenin taşeronu olarak burayı ben yapacaktım. Normalde 1 ay içerisinde yapı ruhsatı verilir. 1 ayda çıkacak ruhsat bir türlü çıkmadı. Belediye ekibi sürekli olarak bizi oyalamaya başladı. Ruhsat için belediyeye gittiğimizde sürekli olarak bize sorun çıkartılıyordu. Evren Buçan projede problemlerin olduğunu söyleyip bizi oyalıyordu. Evren Buçan beni whatsapp üzerinden arayarak görüşmek istedi. Maltepe’de kafeye gittik. Burada Evren ve Ali Şafak, Belediye Başkanı Özgür Kabadayı’nın 12 milyon değerinde kreş yapılması için bir talebi olduğunu söylediler. Ben de kendilerine kreşle alakalı resmi olursa yardımcı olabileceğimizi, resmi olarak belediyeye bağışta yapabileceğimizi söyledim. Bu görüşmede bir anlaşmaya varamadan ayrıldık. Bu görüşmelerden sonra bizi İBB’ye çağırdılar. İBB’de ben, Yılmaz Urkun, Yavuz Urkun ve avukatım vardı. Belediyeden ise Aslı Kotan, Ali Şafak ve Evren Buçan vardı. Bizi tamamıyla oyalama amaçlı İBB’ye çağırdılar. Zaten burada herhangi bir toplantı da olmadı. Ben buradan çıktıktan sonra Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne giderek Şile Belediyesini şikayet ettim. Hatta bu şahısları Şile Adliyesi’ne giderek savcıya sözlü bir şekilde şikayet ettim. Daha sonraki süreçte bizden 6 tane sıfır çöp konteyneri istendi. Bizde proje başladığı zaman teşekkür mahiyetinde 6 tane sıfır konteyneri vereceğimizi söyledik. Ama proje başlamadığı için biz de konteyner vermedik. Bu sıkıntılar yaşanırken Özgür Başkanla görüşmek için randevu alarak belediyeye gittim. Özgür Başkan’ın odasına girdiğimde odada Ali Şafak ve Evren Buçan’da vardı. Burada Özgür Başkan’a 12 milyon lira parayı sen mi talep ettin diye sordum. Kendisi de bana evet ben talep ettim, dedi. Bende suç duyurusunda bulunacağımı söyledim. Bunun üzerine Özgür Kabadayı, Evren ve Ali’ye talimat vererek bir an önce bu işi halledin dedi" ifadelerini kullandı.
Mahkeme, diğer sanıkların dinlenmesi için duruşmayı 2 Kasım gününe erteledi.
