BIST 10011.430▼ -6,70%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.605 ₺ +0,00%BIST 10011.430▼ -6,70%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.605 ₺ +0,00%BIST 10011.430▼ -6,70%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.605 ₺ +0,00%BIST 10011.430▼ -6,70%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.605 ₺ +0,00%
birdk
Probiyotikler hafızayı korumaya yardımcı olabilir
Probiyotikler hafızayı korumaya yardımcı olabilir

Yeni bir klinik araştırma, belirli probiyotik karışımlarının bilişsel gerilemenin bazı erken belirtilerine karşı koruma sağlayabileceğine ilişkin bulgular ortaya koydu.

Erken bilişsel bozukluğu bulunan yaşlı yetişkinler üzerinde yürütülen araştırmada, yaklaşık altı ay boyunca her gün birden fazla bakteri türü içeren probiyotik takviyesi kullanmanın çeşitli yararları görüldü.

Özellikle plasebo verilen grupla karşılaştırıldığında, probiyotik kullanan katılımcıların çeşitli bilişsel testlerde daha iyi sonuçlar aldığı belirlendi.

Ayrıca kan plazmasındaki pTau181 düzeylerinde anlamlı düşüş görüldü.

pTau181, Alzheimer hastalığıyla ilişkili değişiklikleri yansıtabilen, kanda ölçülen bir biyobelirteç.

Bu belirteç, tau proteininin fosforillenmiş bir formunu ölçüyor.

Demans vakalarında tau proteinleri anormal şekilde katlanarak beyin hücrelerinin işleyişini bozabilen yumaklar oluşturabiliyor.

Demans belirtileri ortaya çıkmadan önce pTau181 düzeyleri de sıklıkla yükseliyor.

Journal of Alzheimer's Disease dergisinde yayımlanan bulgular umut verici olsa da henüz kesin sonuçlar sunmuyor.

Araştırma, probiyotiklerin beyindeki tau protein yumaklarını doğrudan azalttığını göstermiyor.

Bununla birlikte sonuçlar, bağırsak mikrobiyotası ile beyin sağlığı arasında yakın bir ilişki bulunduğuna işaret eden giderek büyüyen bilimsel kanıtlara katkı sağlıyor.

Bağırsak mikrobiyotası, gelecekte demans tedavileri açısından da önemli bir hedef olabilir.

Güney Kore'de yürütülen araştırmaya, bilişsel gerilemeyi uzun vadeli olarak inceleyen Gwangju Alzheimer Hastalığı ve İlişkili Demanslar (GARD) kohort çalışmasından 87 kişi katıldı.

Başlangıçta 100 kişi rastgele gruplara ayrıldı.

Bunlardan 40'ı 24 haftalık probiyotik uygulamasını, 47'si ise plasebo uygulamasını tamamladı.

Ne katılımcılar ne de araştırmacılar kimin hangi ürünü kullandığını bilmiyordu.

Araştırmada kullanılan KL-P301 kodlu probiyotik takviyesi üç bakteri türünü içeriyordu: Bifidobacterium animalis, Limosilactobacillus fermentum ve Levilactobacillus brevis alt türleri.

Katılımcılar toz ürünü doğrudan tüketebiliyor veya suya karıştırabiliyordu.

24 haftanın sonunda probiyotik kullanan grupta kandaki pTau181 düzeyleri, plasebo grubuna kıyasla anlamlı ölçüde azaldı.

Katılımcıların Klinik Demans Derecelendirme ölçeğindeki puanlarında da anlamlı iyileşme görüldü.

Görsel bilgileri yorumlama, mekânsal ilişkileri anlama ve karmaşık şekiller çizme gibi becerileri ölçen bazı testlerde de gelişme kaydedildi.

Ancak bu sonuçların tamamında plasebo grubuyla karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlılık sağlanmadı.

Araştırmacılar, kandaki pTau181 düzeylerinin düşmesiyle görsel-mekânsal beceriler ve görsel belleğin korunmasına ilişkin bulguların, bağırsak, bağışıklık sistemi ve beyin arasındaki etkileşimin erken nörodejeneratif süreçlerde rol oynayabileceğini düşündürdüğünü belirtti.

Probiyotiklerle ilgili daha önce yapılan bazı klinik araştırmalarda da benzer sonuçlar elde edilmişti. Alzheimer tanısı konulan hastalarda Bifidobacterium ve Lactobacillus türlerini içeren çoklu probiyotik takviyelerinin, kan dolaşımındaki bazı beyin kaynaklı belirteçlerle olumlu yönde ilişkili olduğu görülmüştü.

Bu takviyeler ayrıca iltihaplanma ve oksidatif stresle ilişkili bazı belirteçlerin düşmesiyle ilişkilendirilmişti.

Yeni araştırmada ise tau proteiniyle ilişkili kan belirteçleri bilişsel işlevlerle birlikte incelendi.

24 hafta sonunda iltihaplanma belirteçlerinin çoğundaki değişim sınırlı kaldı. Ancak IL-1β adı verilen bir belirteç, probiyotik grubunda plasebo grubuna kıyasla daha fazla azaldı.

Araştırmacılara göre bu bulgu, çoklu probiyotik karışımının belirli sitokin yolları üzerinde seçici bir iltihap azaltıcı etki gösterebileceğine işaret ediyor.

Başka bir ifadeyle probiyotikler bağırsak sağlığını iyileştirebilir ve beyni etkileyebilecek bazı sistemik iltihaplanma sinyallerini azaltabilir. Bu süreç, kandaki tau belirteçlerinin azalmasına katkıda bulunabilir.

Bağırsak sağlığının bozulması, kan-beyin bariyerini zayıflatabilecek, beyinde iltihaplanmaya yol açabilecek veya sinir hücrelerine zarar verebilecek bağışıklık tepkilerini tetikleyebilir. Ancak probiyotiklerin bağırsak sağlığını ne ölçüde iyileştirebildiği ve bu etkilerin beyne nasıl yansıdığı henüz tam olarak anlaşılmış değil.

Hayvan deneylerinde olumlu sonuçlar elde edilse de bu sonuçlar her zaman insanlarda tekrarlanmıyor. Bu nedenle daha büyük katılımcı gruplarıyla yürütülecek klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor.

Araştırmacılar, elde edilen bulguların doğrulanması, etkilerin ne kadar sürdüğünün ve klinik açıdan ne kadar anlamlı olduğunun belirlenmesi için daha uzun süreli ve kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Araştırma ekibi, çoklu probiyotik formülasyonunun Alzheimer hastalığının erken evrelerinde ilaç dışı bir yaklaşım olarak kullanılma potansiyelinin daha ayrıntılı incelenmesi gerektiği sonucuna vardı.

Araştırma, Journal of Alzheimer's Disease dergisinde yayımlandı.

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.