BIST 10012.374▲ +3,57%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY55 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.585 ₺ +0,00%BIST 10012.374▲ +3,57%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY55 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.585 ₺ +0,00%BIST 10012.374▲ +3,57%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY55 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.585 ₺ +0,00%BIST 10012.374▲ +3,57%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY55 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.585 ₺ +0,00%
birdk
Merkez Bankası Başkanı Karahan: Fonlardaki çıkışlar mevduata yöneldi
Merkez Bankası Başkanı Karahan: Fonlardaki çıkışlar mevduata yöneldi

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TCMB Kanunu gereğince TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda Bankanın faaliyetlerine ilişkin sunum yaptı.

Yıl içinde öne çıkan jeopolitik gelişmelere bağlı belirsizliklerin dezenflasyon sürecini etkilediğini belirten Karahan, bu durumun arz yönlü etkilerine rağmen dezenflasyon sürecinin ivme kaybetmekle birlikte devam ettiğini söyledi.

Karahan, para politikasının doğrudan etkilediği kalemlerde enflasyondaki yavaşlamanın daha net gözlemlendiğini dile getirerek bununla birlikte, arz yönlü şokların etkisiyle bu iyileşmenin manşet enflasyona yansımalarının sınırlı kaldığını aktardı.

Savaşın etkilerinin belirginleştiği mart-haziran döneminde enflasyonun ana eğiliminin yükseldiğini anımsatan Karahan, şu ifadeleri kullandı:

"Ancak temmuzdan itibaren ana eğilimde yeniden gerileme gördük. Şokların etkisi hafifledikçe, sıkı para politikası duruşumuzun katkısıyla, dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyonun seyri açısından önemini koruyacaktır. Bu çerçevede fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda tüm araçlarımızı kararlılıkla kullanmaya devam edeceğiz."

Karahan, enerji fiyatlarındaki eğilimlere işaret ederek küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların devam ettiğini söyledi.

Bu yıl küresel büyümede ivme kaybının beklendiğini bildiren Karahan, 2027'de ise baz etkilerinin de katkısıyla büyüme görünümünün bir miktar toparlanmasının öngörüldüğünü aktardı.

Karahan, savaşın büyüme görünümü üzerindeki etkisinin, savaş bölgesi dışında görece sınırlı olduğuna dikkati çekerek sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'nin bu bölgeyle güçlü ticaret bağlarının bulunması dış ticareti olumsuz etkiledi. Yüksek seyreden enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor. Ülkeler arası farklılaşmalar olmakla birlikte manşet enflasyonun küresel ölçekte arttığını görüyoruz. Kısa dönem enflasyon beklentileri de ülkelerin büyük çoğunluğunda artış gösterdi."

ABD ve Avrupa merkez bankalarına dair politika faizi beklentilerinin yukarı kaydığını belirten Karahan, bu durumun küresel olarak daha sıkı para politikası beklentilerini de güçlendirdiğini söyledi.

Karahan, jeopolitik gelişmelerin yanı sıra gelişmiş ülke merkez bankalarının atacağı adımların da portföy hareketleri üzerinde etkili olma potansiyeli taşıdığını belirterek şunları kaydetti:

"İkinci çeyrekte büyüme iç talep öncülüğünde yavaşlamıştır. Bu yılın ikinci çeyreğinde büyüme yıllık yüzde 2,3 oranında gerçekleşerek yavaşladı. Sıkı para politikamızın hedeflenen bir sonucu olarak, talep kompozisyonu dengeli bir görünüm sundu. Yurt içi talep belirgin şekilde ivme kaybederken net ihracat yıllık büyümeye pozitif katkı verdi. Temmuz ayında hizmet üretimi artarken sanayi üretimi gerilemiştir. 2026 yılının ikinci çeyreğinde kuvvetli artış gösteren sanayi üretiminin, üçüncü çeyrekte azaldığını, hizmet üretiminin de söz konusu dönemde arttığını izliyoruz."

Kapasite kullanım oranının tarihsel ortalamaların altında seyrettiğini aktaran Karahan, üçüncü çeyrekte manşet işsizlik oranının da yataya yakın seyrettiğini söyledi.

Karahan, küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen artan lojistik maliyetleri ve tedarik sorunları kaynaklı olarak Türkiye'ye yönelen ilave talebin de etkisiyle ihracatın ikinci çeyrekte arttığını anımsatarak şu bilgileri verdi:

"Aynı dönemde, ithalatta ise daha düşük oranlı bir artış oldu. Yükselen fiyatlar nedeniyle enerji ithalatı artarken altın ithalatı geriledi. Altın ve enerji hariç ithalatta ise düşüş gerçekleşti. Eylül ayı itibarıyla veriler, mevsimsellikten arındırılmış dış ticaret açığında ikinci çeyrekte görülen gerilemenin üçüncü çeyrekte de devam ettiğine işaret ediyor. Bu dönemde, ihracat ikinci çeyrekteki seviyesini korudu. Enerji ithalatı önceki çeyreğe göre gerilese de yüksek seyretti. Altın ithalatı belirgin azalırken altın ve enerji hariç ithalat da önceki çeyreğin altında gerçekleşti."

Turizm tarafında savaşın etkisinin beklendiği kadar olumsuz olmadığını belirten Karahan, şöyle devam etti:

"İkinci çeyrekte cari açık, milli gelire oran olarak tarihsel ortalamaların altında bir seyir izledi. Jeopolitik gelişmeler kaynaklı artan enerji fiyatlarının olumsuz etkisine rağmen, enerji hariç dış ticaret dengesindeki iyileşme, bu dönemde 12 aylık birikimli cari açığın sınırlı olarak gerilemesinde rol oynadı. Olumsuz dış koşullara rağmen üçüncü çeyrekte cari açıktaki artışın daha sınırlı düzeyde olacağını tahmin ediyoruz. Jeopolitik risklerin devam etmesi nedeniyle enerji fiyatları yüksek seyrini sürdürüyor. Bu, hem artan enerji ithalatı hem de zayıflayan dış talep görünümü kanallarından dış ticaret açığı üzerinde yukarı yönlü risk taşıyor. İç talepteki yavaşlama ve altın dış ticaret dengesindeki iyileşme cari dengeyi destekliyor. Bu gelişmeler doğrultusunda, 2026 yılında cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında gerçekleşeceğini öngörüyoruz."

Karahan, enflasyondaki gelişmelere dikkati çekerek ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyrettiğini, arz yönlü baskıların sönümlenmesiyle dezenflasyonun gelecek dönemde de devam edeceğini söyledi. Bu gelişmenin, sıkı para politikası duruşunun talep ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin bir yansıması olduğunu vurgulayan Karahan, savaşın olumsuz etkilerinin belirgin olduğu enerji grubu dışındaki tüm gruplarda yıllık enflasyonun geçen yıla kıyasla gerilediğini dile getirdi.

Bu yıl dezenflasyon sürecindeki ivme kaybının jeopolitik gelişmelerin enerji fiyatları üzerindeki etkisinden kaynaklandığını ifade eden Karahan, "Öte yandan, eşel mobil sistemi, küresel arz şokunun yurt içi fiyatlara etkilerini sınırlayarak dezenflasyon sürecine önemli katkı sağlıyor. Sistem, küresel şokun yurt içi akaryakıt fiyatlarına yansımasını yaklaşık 16 puan sınırladı." değerlendirmesinde bulundu.

Karahan, arz şoklarına rağmen hizmet enflasyonundaki yavaşlamanın devam ettiğini belirterek, talep koşullarındaki zayıflamanın da bu görünümü desteklediğini söyledi.

Haberleşme ve ulaştırma kalemlerinin, hizmet enflasyonundaki iyileşmeyi sınırlandırdığını anlatan Karahan, şöyle konuştu:

"Uzun süredir hizmet enflasyonunun belirgin olarak üzerinde seyreden aylık kira artışları, son aylarda kayda değer şekilde yavaşlayarak hizmet grubu genelinin altına indi. Bu gelişme, hizmet enflasyonunda kira kaleminden gelen ataletin gücünü yitirdiğini gösteriyor. Yeni kiralamalardaki fiyat gelişmelerinin belli bir gecikme ile TÜİK kira enflasyonuna yansıdığını görüyoruz. Bu çerçevede mevcut görünüm, kira enflasyonundaki gerilemenin süreceğine işaret ediyor."

Karahan, mart ayı başında yaşanan jeopolitik gelişmelere bağlı olarak artan belirsizliklerin enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği riskleri sınırlamak amacıyla sıkı para politikasını destekleyici tedbirler aldıklarını anımsatarak bu çerçevede alınan tedbirleri anlattı.

Sıkı parasal duruşunu, makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimiyle desteklemeye devam ettiklerini dile getiren Karahan, politika adımlarının finansal koşullara yansımalarına dikkati çekti. Özellikle ikinci çeyrekten itibaren Türk lirası mevduata girişlerin hızlanmasıyla birlikte Türk lirası mevduatın payının yüzde 61'in üzerine yükseldiğini ifade eden Karahan, "Son dönemde para piyasası ve benzeri fonlardan çıkışlar oldu. Ancak fonlardaki çıkışlar büyük oranda mevduata yöneldi. Mevduata yönelime para birimi kompozisyonunda baktığımızda Türk lirası tercihinin mevcut Türk lirası payı ile uyumlu olduğunu görüyoruz." dedi.

Karahan, 2026 yılının ilk yarısında alınan tedbirlerle kredi büyümesinin yılın ikinci yarısında yavaşladığının altını çizerek, şubat sonunda yüzde 35 olan toplam kredi büyümesinin yüzde 25 civarına gerilediğini söyledi.

Karahan, 27 Şubat'ta 210 milyar dolar olan brüt rezervlerin, savaşın etkisiyle 26 Haziran'da 149 milyar dolara gerilese de 25 Eylül itibarıyla 171 milyar dolar seviyesine yükseldiğine işaret ederek, 27 Şubat sonrası rezervlerdeki gerilemenin 23 milyar dolarlık kısmının altın fiyatlarındaki düşüşten kaynaklandığını, swap hariç net rezervlerin ise 25 Eylül itibarıyla 40 milyar dolar seviyesinde bulunduğunu bildirdi.

Merkez Bankası Başkanı Karahan, fiyat istikrarına ulaşma yönündeki kararlılıklarının devam ettiğine dikkati çekerek şunları kaydetti:

"Son dönem verileri sıkı para politikasının etkisiyle enflasyon görünümün iyileştiğini ima ediyor. Bununla birlikte jeopolitik gelişmeler yukarı yönlü riskleri canlı tutuyor. Bu nedenle, dezenflasyon konusundaki kazanımlarımızın devamını sağlamak için ihtiyatlı olmaya devam edeceğiz. Fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceğimizi vurgulamak isterim. Bir kez daha altını çizmek isterim ki, kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşuldur."

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.