BIST 10012.593▼ -4,59%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%BIST 10012.593▼ -4,59%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%BIST 10012.593▼ -4,59%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%BIST 10012.593▼ -4,59%USD/TRY49 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY65 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%
birdk

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasında tutuksuz sanıklardan Ziya Gökmen Togay savunma yaptı. Cumhuriyet savcısının sorusu üzerine sanık Togay, "Ertan Yıldız’ın ofisinin bulunduğu Bakırköy Ek Hizmet Binası 5. katında iştiraklerin tüm süreçlerinin yönetildiği bir yapı kuruldu. Burada çalışan arkadaşların birçoğu iştirakler çalışanıydı aslında. Burada iştiraklerdeki tüm süreçler Ertan Yıldız’ın onayı alınmadan yürümüyordu. Başlangıçta çok rahat ilerliyordu. Bu yapının hukuki altyapısı yoktu. Hukuki altyapısı olmadığı için tedirginlik oluşturuyordu. Ondan sonra bu bir şirketleştirildi İstanbul Yönetim Ajansı şeklinde" yanıtını verdi.

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ikinci duruşmasının 24’inci gününde tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edildi. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumu’nda görülen duruşmada tutuksuz sanık Ziya Gökmen Togay savunma yaptı. Togay hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede, İSTAÇ Genel Müdürü olduğu, örgüt yöneticisi Ertan Yıldız’a bağlı hareket ettiği ve kurumun yaptığı ihalelerde yüklenici firmalardan alınacak rüşvetin teslim alınmasını ve örgüt yöneticisi Yıldız’a teslim edilmesini sağladığı belirtilmişti. Togay’ın İSTAÇ’ın yetki alanında kalmasına rağmen örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na tahsis ve teslim edilen hafriyat alanlarında yapılan usulsüzlük ve suç örgütünün faaliyetlerini kendi yetki alanına giren konularda yürüttüğü iddianamede açıklanmıştı.

Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ifadesi veren Togay, "Savcılık aşamasında etkin pişmanlık ifadesinde vermiş olduğum beyanları tekrarlıyorum. 2019 yılında Genel Müdürlük görevine başladım. Bu göreve başlamadan önce Büyükşehir Belediyesi’nden kimse ile tanışıklığım ve iletişimim yoktu. Bir örgüt üyeliğim olduğu iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Hiyerarşik olarak iştiraklerin bağlı olduğu başkan danışmanı dışında kimseden talimat almadığımı vurgulamak isterim" dedi.

Togay savunmasının devamında, "İSTAÇ’ta göreve başladığım Şubat 2022 tarihinde Sarılar firması halihazırda İSTAÇ’ta çalışmaktaydı. Ertan Yıldız (İBB İştirakler ve Bağlı Kuruluşlar Komisyonu Başkanı) ve Fatih Keleş (Ekrem İmamoğlu’nun danışmanı ve İBB Spor Kulübü Başkanı) firmanın ödemelerini takip ederlerdi. 3-4 defa Ertan Yıldız İSTAÇ’a gelerek Sarılar’dan bir paket alınacağını, kendi şoförünün müsait olmadığını, kendi şoförümü Sarılar’a gönderip, şoförümün aldığı paketi, kağıda yazdığı numarayı arayıp teslim etmesini benden istemiştir. Bu paketlerde ne olduğunu bilmiyorum. İlgili eylem herhangi bir suç işleme kastı bulunmaksızın amirin talimatının yerine getirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Nesnenin iletilmesi için yönlendirdiğim kişinin de nesnenin içeriği ve mahiyeti hakkında bilgisi bulunmamaktadır. Üzerime isnat edilen rüşvete aracılık suçunda suç kastıyla hareket etmediğimi, fiili bilerek ve isteyerek gerçekleştirmediğimi ifade etmek isterim" şeklinde konuştu.

Sanığın savunmasının ardından cumhuriyet savcısı, "İfadenizde bu İstanbul Yönetim Ajansı (İYA) kurulmadan önce sizin tanımlamanıza göre gayriresmi yapıdan bahsetmişsiniz Ertan Yıldız’ın başında olduğu. Bu nasıl bir yapılanmaydı?" sorusunu sordu. Sanık Togay, "Ertan Yıldız’ın ofisinin bulunduğu Bakırköy Ek Hizmet Binası 5. katında iştiraklerin tüm süreçlerinin yönetildiği bir yapı kuruldu. Burada çalışan arkadaşların birçoğu iştirakler çalışanıydı aslında. Burada iştiraklerdeki tüm süreçler Ertan Yıldız’ın onayı alınmadan yürümüyordu. Bu yapı da zaten çok böyle gizli bir yapı değildi. Başlangıçta çok rahat ilerliyordu. Bu yapının hukuki altyapısı yoktu. Hukuki altyapısı olmadığı için bunlar tedirginlik oluşturuyordu. Ondan sonra bu bir şirketleştirildi İstanbul Yönetim Ajansı şeklinde ve bu çalışanların bir kısmı tabii bu şirkete dahil oldu" yanıtını verdi.

Savcının "Beyanınızda ‘Ben göreve başladıktan 2 ay sonra Ertan Yıldız, Fatih Keleş’e satın almalarda çıkacak ihalelerin öncesinde kendine bildirmemi istiyor" şeklinde beyanınız var. Hatta daha sonra bu ihaleye ilişkin evrakları kapalı zarf halinde verdiğinizden bahsetmişsiniz" demesi üzerine sanık, "Evet, başlangıçta göreve başladığım 2019 Ağustos ayından birkaç ay sonrasında bu talep geldi. Ertan Yıldız bu bilgileri istedi. Fatih Bey’e de, Ertan Bey’e de bu bilgileri ilettim. Bunlar bir önceki ayın son haftası bir sonraki ay yapılacak ihalelerle ilgili bilgilerdi" dedi.

Savcının "Sahalardan para alırken Ertan Yıldız size şoförü vasıtasıyla ulaşmış, doğru mu?" sorusuna sanık Togay, "Eylem gerçekleştiği zaman ben bu para olduğunu bilmiyordum. Dediğim gibi Ertan Yıldız iştirakleri ziyaret ederdi. Farklı farklı iştiraklerde ziyaretleri olurdu. İfademde belirttiğim gibi 3-4 defa kendi şoförünün müsait olmadığını, bir paket alınacağını, onu da ‘şu buraya, şu verdiğim telefon numarasına iletir misin?’ diye. Bir talimat olarak algıladım ben. Çünkü benim amirim Ertan Yıldız’dı" şeklinde cevap verdi.

Savcının "İSTAÇ’ın anladığım kadarıyla ana işlerinden biri döküm sahası işletmek" ifadesi üzerine sanık Togay, "Doğrudur" dedi. Savcı ardından, "Cebeci maden sahasında dökümden sonra buranın cazibesi kalmadı şeklinde beyanınız var. Cebeci’ye döküm yapıldığı o dönem biliniyor muydu? Kabul belgesine ilişkin İSTAÇ’ın bir yetkisi var mı?" sorusunu sordu. Sanık soruya, "İSTAÇ’ın onlarla ilgili bir yetkisi yok. İSTAÇ’ın Cebeci bölgesindeki tek sorumluluğu sadece izinli bölgedeki dökümün doğru yapılıp yapılmadığı konusunda. İzinli bölgeye döküm yapılmıyordu zaten" yanıtını verdi. Savcının "İSTAÇ’ın Cebeci bölgesinde bir alanda döküm izni var mıydı o süreçlerde?" sorusuna sanık, "Hayır, yoktu" şeklinde cevap verdi. Savcının "Döküm yapıldığı biliniyor muydu Cebeci’de?" sorusuna Togay, "Tabii ki, o döküm yapıldığı biliniyordu" dedi. Savcı ardından, "Günde 5-6 bin arabadan bahsediliyor iddianamede" dedi. Sanık, "İstanbul içinde herhangi bir yere yapılacak hafriyat dökümünün sorumluluğu zaten Çevre Koruma’dadır. Kaçak döküm bile olsa bir yerde onun tespit etmek, ceza kesmek yine Çevre Koruma’nın işi. İSTAÇ’ın sadece belediye meclis kararıyla İSTAÇ’a devredilen alanlarda döküm yapmak sorumluluğu var. Cebeci’de hiç yoktu öyle bir iznimiz bizim" şeklinde konuştu.

Duruşma, diğer tutuksuz sanıkların savunmaları ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.