BIST 10011.163▼ -0,51%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%BIST 10011.163▼ -0,51%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%BIST 10011.163▼ -0,51%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%BIST 10011.163▼ -0,51%USD/TRY50 ₺ +0,00%EUR/TRY56 ₺ +0,00%GBP/TRY66 ₺ +0,00%GRAM ALTIN6.487 ₺ +0,00%
birdk
Cumhuriyet'e uzanan tarihi yolculukta 103 yıl geride kaldı
Cumhuriyet'e uzanan tarihi yolculukta 103 yıl geride kaldı

Milli Mücadele'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini yeni bir devletin kuruluşuyla taçlandıran Cumhuriyet'e giden yolda, 28 Ekim 1923 gecesi tarihin dönüm noktalarından biri oldu.

Ankara Çankaya Köşkü'nde bir akşam yemeğinde dile getirilen ve Türkiye'nin geleceğini şekillendiren bu karar, ertesi gün Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) kabul edilerek yeni Türk devletinin yönetim biçimini resmen belirledi.

Cumhuriyet'e uzanan yol, Mustafa Kemal Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla başlayan Milli Mücadele yıllarında şekillendi.

Atatürk, Erzurum Kongresi sırasında Mazhar Müfit Kansu'ya zaferin ardından kurulacak hükümet şeklinin Cumhuriyet olacağını ifade etti. Ancak bu düşüncesini, dönemin şartları nedeniyle bir süre açıklamadı.

23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla millet egemenliğine dayanan yeni yönetimin temelleri atıldı.

24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasıyla Türkiye'nin bağımsızlığının uluslararası alanda tanınmasının ardından, 13 Ekim'de Ankara'nın başkent ilan edilmesi yeni devletin siyasi ve idari yapılanmasında önemli bir adım oldu.

Ancak savaş meydanlarında kazanılan zaferlerin ardından kurulan yeni devletin yönetim şeklinin açıkça belirlenmesi ve devlet başkanlığı meselesinin çözüme kavuşturulması gerekiyordu.

27 Ekim 1923'te İcra Vekilleri Heyeti'nin istifası ve yeni hükümetin kurulamamasıyla ortaya çıkan siyasi bunalım, devlet yönetiminde yeni bir düzenlemeyi gündeme getirdi.

Takvimler 28 Ekim 1923'ü gösterdiğinde Ankara, Türk siyasi tarihinin en önemli kararlarından birine tanıklık etmeye hazırlanıyordu.

Mustafa Kemal Paşa, o akşam yakın çalışma arkadaşlarını Çankaya Köşkü'nde yemeğe davet etti.

Latife Hanım'ın hazırlattığı sofrada İsmet Paşa, Kazım Paşa, Fethi Bey, Kemalettin Sami Paşa, Halit Paşa, Fuat Bey ve Ruşen Eşref Bey'in de aralarında bulunduğu isimler bir araya geldi.

Mustafa Kemal Paşa, uzun süredir zihninde şekillendirdiği Cumhuriyet'in ilanı kararını o akşam arkadaşlarıyla paylaştı.

Atatürk, yıllar sonra Nutuk'ta o tarihi akşamı şu sözlerle anlattı:

"Gece olmuştu... Çankaya'ya gitmek üzere Meclis binasından ayrılırken, koridorlarda beni beklemekte olan Kemalettin Sami ve Halit Paşa'lara rastladım. Ali Fuat Paşa, Ankara'dan hareket ederken bunların Ankara'ya geldiklerini o günkü gazetede 'Bir Uğurlama ve Bir Karşılama' başlığı altında okumuştum. Daha kendileriyle görüşmemiştim. Benimle konuşmak üzere geç vakte kadar orada beklediklerini anlayınca, akşam yemeğine gelmelerini, Milli Savunma Bakanı Kazım Paşa vasıtasıyla kendilerine bildirdim.

İsmet Paşa ile Kazım Paşa'ya ve Fethi Bey'e de Çankaya'ya benimle birlikte gelmelerini söyledim. Çankaya'ya gittiğim zaman, orada, beni görmek üzere gelmiş bulunan Rize Milletvekili Fuat, Afyonkarahisar Milletvekili Ruşen Eşref Bey'lerle karşılaştım. Onları da yemeğe alıkoydum. Yemek sırasında 'Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz' dedim. Orada bulunan arkadaşlar, derhal düşünceme katıldılar. Yemeği bıraktık. O dakikadan itibaren, nasıl hareket edileceği konusunda kısa bir program belirledim ve arkadaşları görevlendirdim."

Yemeğin ardından Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ile birlikte 1921 Anayasası'nın bazı maddelerini değiştiren kanun teklifini hazırladı.

Böylece Çankaya Köşkü'nde açıklanan karar, ertesi gün Meclis'in önüne gelecek anayasal düzenlemeye dönüştü.

29 Ekim 1923 Pazartesi günü TBMM, Türk milletinin geleceğinde yeni bir sayfa açacak tarihi görüşmelere sahne oldu.

Anadolu Ajansının arşivinde yer alan dönemin Fransızca bültenlerine göre, Meclis saat 18.00'de toplandı.

Anayasa Komisyonunca hazırlanan ve Cumhuriyet'in ilanını öngören teklif, görüşülmek üzere Meclis gündemine alındı.

Görüşmeler sırasında söz alan Yunus Nadi Bey, Cumhuriyet'in ilanının gerekliliğine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, diğer milletvekilleri de yeni yönetim biçimine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

Yapılan görüşmelerin ardından 1921 Anayasası'nda değişikliğe gidilerek "Türkiye Devleti'nin şekli hükümeti Cumhuriyet'tir." hükmü kabul edildi.

Saatler 20.30'u gösterdiğinde, oturuma katılan 158 milletvekilinin tamamının oyuyla Cumhuriyet ilan edildi.

Mecliste alınan tarihi karar, "Yaşasın Cumhuriyet" sesleri ve alkışlarla karşılandı.

Böylece 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılmasıyla temelleri atılan milli egemenlik anlayışı, devletin yönetim biçiminde de açıkça karşılık buldu.

Cumhuriyet'in ilanının ardından aynı gün Cumhurbaşkanlığı seçimine geçildi.

Yapılan gizli oylamada 158 milletvekilinin tamamının oyunu alan Gazi Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhurbaşkanı unvanıyla ilk kez Meclis kürsüsüne çıkan Atatürk, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde gösterdiği kararlılığa dikkati çekerek, yeni devletin geleceğine ilişkin inancını dile getirdi.

Atatürk, tarihi konuşmasını "Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır." sözleriyle tamamladı.

Cumhuriyet'in ilanıyla devlet başkanlığı meselesi çözüme kavuşturulurken, hükümetin kuruluş şekli de yeniden düzenlendi. İlk hükümeti kurmakla İsmet Paşa görevlendirildi, Fethi Bey ise TBMM Başkanlığına seçildi.

Cumhuriyet'in ilanı, 29 Ekim gecesi ve ertesi gün vatandaşlar tarafından kutlandı. 26 Ekim 1924'te yayımlanan kararname ile Cumhuriyet'in ilanının, 101 pare top atışı yapılması ve düzenlenecek etkinliklerle kutlanmasına karar verildi.

19 Nisan 1925'te kabul edilen kanun teklifiyle yeni Türk devletinin Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yüzünü çağdaşlaşma ve demokrasiye çevirmesiyle 29 Ekim, 1925 yılından bu yana "milli bayram" olarak kutlanmaya başlandı.

Çankaya Köşkü'nde 28 Ekim 1923 akşamı söylenen "Yarın Cumhuriyet ilan edeceğiz" sözü, 103 yıl sonra da Cumhuriyet'in kuruluşuna uzanan tarihi sürecin simge ifadelerinden biri olmayı sürdürüyor.

Bu haber otomatik olarak çevrilmiştir.