Ayhan Sucu: "Dünya Şampiyonası’nda hedefimiz İstiklal Marşı’nı okutmak"
Türkiye Kadın Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Ayhan Sucu, Astana’da düzenlenecek Dünya Büyükler Güreş Şampiyonası’nda hedeflerinin İstiklal Marşı’nı okutmak olduğunu belirterek, tecrübeli sporcular ile genç yetenekle…
Kaynak
İHA

Türkiye Kadın Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Ayhan Sucu, Astana’da düzenlenecek Dünya Büyükler Güreş Şampiyonası’nda hedeflerinin İstiklal Marşı’nı okutmak olduğunu belirterek, tecrübeli sporcular ile genç yetenekleri harmanlayan kadroyla madalya mücadelesi vereceklerini söyledi.
Türkiye Kadın Güreş Milli Takımı Teknik Direktörü Ayhan Sucu, 23 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında Kazakistan’ın başkenti Astana’da düzenlenecek Dünya Büyükler Güreş Şampiyonası öncesinde hazırlık sürecini İhlas Haber Ajansı’na değerlendirdi. Kastamonu Milli Takımlar Kamp Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirilen kamp boyunca fiziksel gelişimin yanı sıra teknik ve taktik çalışmalara da ağırlık verdiklerini belirten Sucu, organizasyondaki temel hedeflerinin Türk bayrağını göndere çektirerek İstiklal Marşı’nı okutmak olduğunu söyledi. Kadın güreşinde Türkiye’nin uluslararası alanda önemli bir konuma geldiğini vurgulayan Sucu, tecrübeli sporcularla genç yetenekleri bir araya getiren kadroyla madalya mücadelesi vereceklerini ifade etti.
Kadın güreşçiler yoğun kamp dönemini tamamladı
Dünya Şampiyonası hazırlıklarının planlı ve yoğun bir tempoda ilerlediğini belirten Ayhan Sucu, kamp süresince kuvvet, teknik, taktik, müsabaka simülasyonları ve toparlanma çalışmalarına odaklandıklarını ifade ederek, "Kastamonu Milli Takımlar Kamp Eğitim Merkezi’nde 23 Eylül-21 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirdiğimiz Dünya Şampiyonası hazırlık kampı, son derece planlı ve yoğun bir tempoda ilerlemektedir. Kamp boyunca sadece fiziksel kapasiteyi artırmaya değil, aynı zamanda mindere yansıtacağımız taktiksel çeşitliliğe de odaklandık. Programımızda temel olarak kuvvet ve teknik kombinasyonlarına yer verdik. Kamp boyunca rutin olarak uyguladığımız 4 hareket, 4 güreş tekniği seanslarıyla sporcularımızın patlayıcı kuvvetini teknik kapasiteleriyle harmanladık. Mücadele odaklı antrenmanlarımız da vardı. Maç tipi güreş ve dörtlü güreş seanslarıyla sporcularımızın müsabaka temposunu ve süre yönetimini en üst düzeyde tecrübe etmelerini sağladık. Akşam seanslarının büyük bölümünü teknik detaylara, minderde pozisyonel üstünlüğe ve parter güreşi çalışmalarına ayırdık. Uzun soluklu ve yıpratıcı bir kamp dönemi olduğu için toparlanma ve kilo yönetimine de önem verdik. Programa stratejik dinlenme günleri ile 24 Ekim tarihindeki kilo ayarlama seanslarını entegre ederek sporcularımızı en sağlıklı şekilde şampiyonaya hazırladık" dedi.
"Yüksek tempolu uluslararası maçlara odaklandılar"
Önceki organizasyonlardan farklı olarak bu dönemde uluslararası müsabaka şartlarına uyumu ön planda tuttuklarını kaydeden Sucu, rakiplerin oyun stillerini analiz ederek sporcuların reaksiyon hızlarını ve maç içerisindeki dayanıklılıklarını geliştirmeye yönelik çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Önceki organizasyonlardan farklı olarak bu dönemde odak noktamız tamamen yüksek tempolu uluslararası maç şartlarına birebir uyum sağlamak oldu. Rakiplerin son dönemdeki minder trendlerini analiz ederek karşılaşmaların ilk dakikalarındaki patlayıcı ataklara cevap verebilmek adına reaksiyon çalışmalarına ve aralıklı interval antrenmanlara ağırlık verdik. Sıklet bazında öne çıkan rakiplerin baskın oyun stillerine karşı alternatif savunma ve kontra teknikleri geliştirdik. Minder üzerindeki mental kırılmaları en aza indirmek ve maçın son düdüğüne kadar fiziksel düşüş yaşamamak adına özel maç tipi güreş simülasyonları uyguladık" ifadelerini kullandı.
"Sporcuların hazırlık düzeyinden memnunuz"
Kadın Güreş Milli Takımı’nın fiziksel ve mental hazırlık düzeyini değerlendiren Sucu, sporcuların zorlu rakiplerle mücadele edebilecek kapasitede olduğunu vurgulayarak, "Sporcularımızın hazır olma durumu ve sıkletlerdeki rekabet, takımımızın genel fiziksel ve mental hazırlık düzeyi açısından kampın son aşamasına girerken beklentilerimizi karşılamaktadır. Kadın güreşinde dünya genelinde her sıklette rekabetin doruk noktada olduğunu biliyoruz. Sıkletlerdeki zorlu rakiplerle başa baş mücadele edebilecek, hem altyapıdan gelen dinamizmi hem de tecrübeyi harmanlayan dengeli bir sporcu havuzuyla mindere çıkacağız" diye konuştu.
"Hedef İstiklal Marşı’nı okutmak"
Astana’da düzenlenecek Dünya Şampiyonası’ndaki hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ayhan Sucu, sözlerine şöyle devam etti: "Kadın Güreşi A Milli Takımı olarak her uluslararası organizasyonda olduğu gibi burada da şanlı bayrağımızı en iyi şekilde temsil etmek ve İstiklal Marşımızı okutmak en temel hedefimizdir. Sıkletlerimizde madalya kürsüsünün en üst basamağını hedefliyoruz. Geçmiş turnuvalarda elde ettiğimiz başarıların üzerine çıkmak için hazırlıklarımızı bu doğrultuda tamamlıyoruz."
"Türkiye, kadın güreşinde güçlü ülkeler arasında"
Kadın güreşinde uluslararası rekabetin yüksek seviyede olduğunu belirten Sucu, Japonya, ABD, Ukrayna ve Çin gibi ülkelerin önemli bir güce sahip olduğunu ancak Türkiye’nin de son yıllardaki başarılarıyla öne çıktığını ifade ederek, "Kadın güreşinde Japonya, ABD, Ukrayna ve Çin gibi ekol ülkeler son yıllarda kürsünün ana aktörleri konumundadır. Bu ülkelerin sistemli sporcu yetiştirme ve disiplin anlayışının farkındayız. Ancak Türkiye, son yıllarda yakaladığı ivme, istikrarlı çıkış grafiği ve uluslararası turnuvalarda elde ettiği şampiyonluklarla artık bu küresel rekabetin mutlak favorilerinden ve çekinilen güçlerinden biri hâline gelmiştir" cümlelerine yer verdi.
"Her türlü kura ihtimaline karşı hazırlık yapıldı"
Dünya Şampiyonası’nda kura çekiminin önemine değinen Sucu, güçlü rakiplerle erken turlarda karşılaşma ihtimaline karşı sporcuları her senaryoya hazırladıklarını belirterek, "Dünya şampiyonaları gibi üst düzey organizasyonlarda kura şansı ve ilk tur eşleşmeleri elbette stratejik bir önem taşır. Güçlü rakiplerle erken turlarda karşılaşma ihtimaline karşı sporcularımızı mental olarak her senaryoya hazırlıyoruz. Bizim için rakibin kim olduğundan ziyade mindere yansıtacağımız kendi güreş karakterimiz ve taktik disiplinimiz esastır. Hazırlıklarımızda her rakibe ve her ihtimale karşı B planımız hazırdır" şeklinde konuştu.
"Tecrübeli isimler takımın omurgasını oluşturuyor"
Yasemin Tosun Çavuşoğlu, Evin Demirhan Yavuz ve Nesrin Baş gibi uluslararası arenada önemli başarılara imza atan sporcuların takıma büyük katkı sağladığını belirten Sucu, tecrübeli güreşçilerin genç sporculara da örnek olduğunu sözlerine ekledi. Ay-yıldızlı antrenör, "Yasemin Tosun Çavuşoğlu, Evin Demirhan Yavuz ve Nesrin Baş gibi uluslararası arenada ve büyük şampiyonalarda zirveyi görmüş, bayrağımızı gururla dalgalandırmış isimler takımımızın omurgasını oluşturuyor. Bu sporcularımızın tecrübesi, zorlu müsabaka anlarında soğukkanlı kalabilmeleri ve şampiyonluk kültürünü takımın diğer üyelerine aktarmaları, madalya hedeflerimize ulaşmada kritik bir rol oynamaktadır" ifadelerini kullandı.
"Genç sporcular için önemli bir tecrübe fırsatı"
Milli takım kadrosunda tecrübeli sporcuların yanı sıra şampiyona deneyimi yaşayacak genç güreşçilerin de bulunduğunu kaydeden Sucu, "Takımımızda tecrübeli isimlerin yanı sıra ilk kez veya az sayıda büyükler dünya şampiyonası tecrübesi yaşayacak genç yeteneklerimiz de bulunuyor. Bu tür üst düzey organizasyonlar, genç sporcuların uluslararası arenadaki eşikleri aşması, mental dayanıklılık kazanması ve geleceğin şampiyonları olma yolunda tecrübe edinmesi açısından paha biçilemez bir fırsattır" değerlendirmesinde bulundu.
"Takım içerisinde güçlü bir dayanışma ortamı oluşturuldu"
Kadın Güreş Milli Takımı’nda tecrübeli sporcularla genç isimler arasında güçlü bir bağ bulunduğunu belirten Sucu, bu dayanışmanın kamp sürecinde motivasyonu artırdığını söyledi. Sucu, "Milli takım çatısı altında tecrübe ile gençliği harmanlayan çok sağlıklı bir takım kimyası kurduk. Deneyimli güreşçilerimiz, zorlu kamp ve sıklet düşme süreçlerinde genç sporcularımıza rehberlik ediyor, onlara ablalık yapıyor. Kampın başından sonuna kadar oluşturduğumuz bu aile ortamı ve üst düzey dayanışma ruhu, en yorgun anlarımızda bile bizi ayakta tutan en büyük motivasyon kaynağımızdır" dedi.
Türk kadın güreşinde sürdürülebilir başarı hedefi
Türk kadın güreşinin son yıllarda Avrupa ve dünya şampiyonalarında elde ettiği başarılarla önemli bir seviyeye ulaştığının altını çizen Sucu, "Türk kadın güreşi son yıllarda grafiğini sürekli yukarı taşıyan, Avrupa ve dünya arenasında şampiyonluklarla dönen gurur verici bir konuma gelmiştir. Bu başarının kalıcı ve sürdürülebilir olması için kulüp çalışmalarının desteklenmesi, altyapıdan milli takıma geçiş sürecinin bilimsel temellere oturtulması ve yetenek tarama sistemlerinin yaygınlaştırılması hayati önem taşımaktadır" diye konuştu.
Yeni şampiyonlar yetiştirmek için altyapı vurgusu
Sucu, genç yeteneklerin korunması ve sporcuların eğitim hayatlarının desteklenmesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:
"Kalıcı başarı için küresel rekabette yalnızca anlık sonuçlar elde etmek yeterli değildir. Uzun vadeli ve sistematik bir altyapı planlaması gereklidir. Genç yeteneklerin korunması, sporcuların eğitim ve kariyer hayatlarının desteklenmesi, bölgesel merkezlerin artırılması ve bilimsel antrenman metotlarının erken yaşlardan itibaren uygulanması bu yol haritasının temel taşlarındandır."
"Astana’daki şampiyona olimpiyat hedefleri açısından önemli"
Astana’da düzenlenecek Dünya Şampiyonası’nın yalnızca madalya mücadelesi açısından değil, gelecekteki olimpiyat hazırlıkları bakımından da büyük önem taşıdığını kaydeden Sucu, organizasyonun sporcuların gelişimini değerlendirmek için önemli bir fırsat olacağını belirterek, "Astana’daki bu Dünya Şampiyonası sadece anlık bir madalya mücadelesi değil, aynı zamanda gelecekteki Olimpiyat Oyunları’na giden yolda en önemli basamaklardan biridir. Burada elde edilecek sonuçlar, sporcularımızın küresel seviyedeki mental ve fiziksel kapasitelerini net bir şekilde görebilmemiz ve uzun vadeli olimpiyat hazırlık stratejimizi şekillendirmemiz açısından büyük önem taşımaktadır" değerlendirmesinde bulundu.
2026 Dünya Büyükler Güreş Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil edecek A Milli Güreş Takımı sporcuları ve mücadele edecekleri sıkletler şöyle:
"50 kiloda Evin Demirhan Yavuz, 53 kiloda Zeynep Yetgil Kamal, 55 kiloda Tuba Demir, 57 kiloda Elvira Süleyman Kamaloğlu, 59 kiloda Bediha Gün, 62 kiloda Sevim Akbaş, 65 kiloda Ayşe Erkan, 68 kiloda Nesrin Baş, 72 kiloda Buse Tosun Çavuşoğlu ve 76 kiloda Kadriye Aksoy Koçak."
