25 sene arayla aynı gün doğdular… Kimsenin şans vermediği evlilikte 25 yılı devirdiler: İyi ki doğdun sevgilim!
Onlar sinema dünyasının en ünlü çiftlerinden. Çeyrek asrı çoktan deviren evlilikleri hâlâ mutlu mesut devam ediyor ve bitmeyen dedikodular onları birbirinden...
Kaynak
Hürriyet Kelebek

Üstelik kaderin tatlı bir cilvesi olsa gerek; birlikte iki evlat büyüten bu ünlü çiftin doğum günleri de ortak.
57 yaşındaki ünlü oyuncu Catherine Zeta-Jones, eşi Michael Douglas'ın 82. yaş gününü kutlarken onu tutkuyla öptüğü bir fotoğrafı sosyal medya hesabından paylaştı.
Yıldız isim Instagram hesabında, kendisi usta oyuncunun okyanusta romantik bir an yaşadıkları hoş bir fotoğrafı paylaşarak "İyi ki doğdun sevgilim! Eşim Michael'a bir doğum günü öpücüğü... Bu özel günü seninle paylaşmak, günün kendisi kadar özel. Seni seviyorum." yazdı.
2000 yılında evlenen çiftin Dylan (26) adında bir oğlu ve Carys (23) adında bir kızı var.
2020'de hayatını kaybeden Hollywood efsanesi Kirk Douglas'ın oğlu olan ve 2 kez de Oscar kazanan Michael Douglas, Catherine Zeta-Jones’la, güzel yıldız henüz kariyerinin başındayken tanışmıştı.
Eski eşi Diandra Luker'dan doğan en büyük oğlu Cameron da bir oyuncu olan Michael Douglas ve Catherine Zeta-Jones’un evliliğine aralarında 25 yıllık, yani deyim yerindeyse bir nesillik yaş farkı bulunduğu için başlardan beri pek şans verilmemişti.
Onlarsa evliliklerini tüm bu kötü niyetli düşünceleri yalanmaktan bir an bile vazgeçmeden yaşadılar. Douglas ile Zeta Jones nikah masasına oturduklarında takvimler 18 Kasım 2000'i gösteriyordu. Çiftin tanışma ve bir araya gelme hikâyesi ise bir romantik komediyi andıracak cinstendi.
Catherine Zeta-Jones, 2001 yılında ünlü talk şov sunucusu Larry King’in programına çıktığında bu tanışmayı anlatmaya şöyle başlamıştı: “1998'de Deauville Film Festivali'nde tanıştık... Sanırım 1998'di evet!”
Buluşmayı o günlerde evli olan ortak arkadaşları Antonio Banderas ve Melanie Griffith ayarlamıştı. Çöpçatanlık yapan Banderas ve Griffith, dörtlü bir buluşma için güzel bir restorandan yer ayarladı ve plan devreye sokuldu!
Catherine Zeta-Jones, o günleri anlatırken “Michael Douglas'ın benimle tanışmak istediği söylenmişti. Benimle ne hakkında görüşmek istediğini tam olarak bilmediğim için biraz gergindim.” sözlerini kullanmıştı. O günlerde Michael Douglas ‘A Perfect Murder', Zeta-Jones ise ‘The Mask of Zorro' filmiyle fırtınalar estiriyordu. Genç kadın o günlerde bu tanışma isteğinin belki de bir film projesi için olabileceğini düşünmüştü.
Michael restorana geldiğinde Catherine'e yanına oturup oturamayacağını sordu. Masaya davet edilip güzel yıldızın yanına oturduğunda ise söylediği ilk şey “Senin çocuklarının babası olacağım” olmuştu. Genç kadın duydukları karşısında şaşkınlığını gizleyememiş, hatta bu ani ve yersiz çıkışa bozulmuştu.
Aradan birkaç gün geçtikten sonra Douglas ona bir kucak dolusu çiçekle birlikte özür dilediğini söyleyen bir not yolladı. Bu tuhaf ve rahatsız edici olaya rağmen aralarındaki dostluk böylece başlamıştı. Tanışmalarının ardından dokuz ay geçmiş, ikili telefonda saatlerce konuşur olmuştu.
“Harika sohbetler ediyoruz, harika yemeklere çıkıyoruz ve çok güzel vakit geçiriyoruz. Neden hâlâ birlikte değiliz dedim”. Genç yıldız ve deneyimli aktör bir gün bu sorunun cevabını birbirlerine bakarak verecekti. “Birlikte çok eğleniyoruz, o zaman birlikte kalalım” demişlerdi artık dayanamayıp. İşte bu büyük aşk böyle başlamış, mutlu yuva da böyle kurulmuştu…
Haklarında sürekli ayrılacaklar söylentisi çıksa da evliliklerini devam ettiren çiftin elbette bu konuda bir sırları da var…
Catherine Zeta-Jones geçtiğimiz günlerde bu konuda konuşmuş, ondan yaşça bir hayli büyük kocası Michael Douglas’la mutluluklarının sırrının sürekli çalışmak olduğunu söylemişti.
Michael Douglas artık yaşı gereği spot ışıklarının altından çekilip emekliliğinin keyfini çıkarsa da Catherine Zeta-Jones tam gaz çalışmaya devam ediyor. Oyunculuk işleri yüzünden sık sık dünyayı dolaşan ve evinden uzakta kalan güzel yıldız aynı evde sürekli birlikte olmamalarının ve aralarına mesafeler girmesinin evliliklerinin ömrünü uzattığını söylüyor.
